Tiyatroda bir kadın / Pınar Ünsal

tiyatroda-bir-kadin---pinar-unsal

Pınar Ünsal: “Tiyatro duygulara antrenman yaptırır”
10 Temmuz 2019 Çarşamba 15:54

Pınar Ünsal: “Tiyatro duygulara antrenman yaptırır” O Pınar Ünsal… Türk kadınının sahnede devleşen temsilcisi! O Parmaklıklar Ardında’nın kader mahkûmu… O Al Yazmalım’ın ihanete uğrayan gözü yaşlı kadını! O Sessiz Gemi’nin babası tarafından ötekileştirilen kızı… O İkinci Bahar’ın emekçi öğretmeni Aslı! Sanata adanmış bir hayat!.. Mesela “Ben eğitimli bir sanatçıyım” diye ortalıkta dolaşmıyor. Kamera önü veya arkası hiç fark etmez. Konu üretmekse Pınar her yerde! En önemlisi özgür kadın! Gün gelir Kenya’da Hipopotamların ve Maymunların arasında kamp kurar. Gün gelir kafası eser, ilk uçak biletiyle Fransa’ya kaçar… Ne olursa olsun biz onu sadece sinema, dizi ve tiyatro’da göreceğiz. Çünkü o magazin figürü değil! Gerçek sanatçı… Merak edenler için soruyorum: Pınar Ünsal kendini anlatabilir misin? 1 Nisan 1982 yılında İzmir’de doğdum. Ankara Üniversitesi “Tiyatro Bölümü-Oyunculuk Ana Sanat” Dalını kazanmak suretiyle çok sevdiğim memleketimden ayrıldım. Mezun olduktan sonra İstanbul’a geldim. Televizyon sektörüne atıldım. Sinop’ta Parmaklıklar Ardında dizisini çekerken Kocaeli Şehir Tiyatroları’nın sınav açtığını duydum. Girdim sınava kazandım. Uzun bir süre şehir dışı dizi, İstanbul(ev) ve tiyatroyu beraber götürdüm. 9 yıl Ş.T. de oyunculuk yaptıktan sonra 2016’nın sonunda ayrıldım. Kısa bir süre Dubai’de ve bu sefer kamera arkasında çalıştım. (Gülüyor) Son iki yıldır “İstanbul’a kazık mı çaktım” acaba diyorum ama geçtiğimiz sezon iki Güzel oyunum vardı “Teessür” ve “İkinci Bahar”. “İkinci bahar”la birlikte gelsin turneler... İşte böyle yollarda geçen, bundan çok da memnun olduğum bir hayatın kahramanıyım ben. Kendi gözümden. (Gülüyor) İkinci Bahar tiyatrosunun diğer tiyatrolardan farkı nedir? “İkinci Bahar” İstanbul Temaşa Tiyatrosunun bir oyunudur. “İkinci Bahar” Tiyatrosunun diğer tiyatrolardan farkı ve bazı tiyatrolarla benzerliği bir halk tiyatrosu oluşudur. Oyun özelinde konuşacak olursak diğer oyunlardan farkı, çok naif bir duygusal komedi oluşudur. Oyunculuk Performansının gücü “Cihat Tamer ve Bedia Ener”e saygılar, sevgiler. Ve Anadolu’ya uzanan bir organizasyon oluşudur diyebilirim. İkinci Bahar tiyatrosunda canlandırdığınız karakteri anlatır mısınız? Geleceğini adeta bir mühendis gibi inşa etmeye çalışan öğretmen Aslı. Kariyer hedefleri uğruna duygularını yaşamaktan hep uzak durmuş. Hastalık hastası annesinin yanı başında fedakâr bir evlat rolünü üstüne giymiş. Oyundaki çatışmanın karşı kahramanlarından biri olan Aslı, annesini eleştirdiği ve engel koymaya çalıştığı duygusallık illetinden (aşktan) kendiside nasibini alıyor. Tanıdık bir karakter. Sence tiyatro nedir ve neden değerli? Dünya Tiyatro Günü hakkında ne düşüyorsun? Sence beklediği önemi görüyor mu ve gençlerin tiyatroya ilgisi nasıl? Peki, tiyatronun geleceği nereye gidiyor? Tiyatro duygulara antrenman yaptırır. Seyirci olarak durduk yere çok değer verdiğimiz birini kaybetmişçesine üzülürüz, bir ayıba uğramışçasına sinirleniriz, aklımızı üşütmüş gibi güleriz, yeni bir şeyin merakına düşeriz ve gaza geliriz... Şu rutin yaşamlarımız da ortalama iki saat boyunca heyecanlara gark olmak bence spa’dan alâ bir lüks... Bir an hayata başka bir öyküden bakarız. Bazen sıkıldığımız da olur tabii. (Gülüyor) 13 yıldır tiyatro yapıyorum. 7 den 70 insanların ilgi gösterdiği ve değer verdiği bir sanat olduğunu deneyimli yorum. Dünya Tiyatro Günü ve tiyatronun gelecek tablosunu, yorumlamak isteyenlere bırakıyorum. Sinema, tiyatro ve dizi… Çok mu farklıdır bu üç alanda oyunculuk? Tiyatro ve kamera önü oyunculuklarının farkını yaratan bazı teknik detaylar vardır. Birde devam etmesi gereken canlı performansla, olmadı baştan kayıt “3-2-1” rahatlığı arasında ufak bir stres farkı oluyor tabii ki. Bunların dışında oyunculuk her yerde oyunculuktur. Oyunculuğun sizi besleyen tarafları neler? Farkındalık. Bir oyun için hazırlıklar ne kadar sürüyor? Oyunlara nasıl hazırlanıyorsunuz? Ortalama iki ay. Beş ay sürdüğü de oluyor nadiren. Bol okuma, bol anlama, bol araştırma, bol gözlem, bol soru, bol cevap, bol ezber ve bol pratik. Sahne sizin için ne ifade ediyor? Bu kadar yorgunluğa değecek ne var sahnede? Sahne eşittir işim demek! Hepimiz hayatımızı idame ettirebilmek için yorulduğumuz işler yapıyoruz. Ben eğlenerek yoruluyorum. Bu konu da şanslıyım. Tiyatro mesaj vermeli mi, nedir tiyatronun rolü günümüzde? Söylemi olan oyunları seviyorum ama tiyatroyu mesaj vermelidir gibi kalıplara sokmayı reddediyorum. Tiyatro seyirliktir. Seyredilebildiği ölçüde tiyatrodur. Günümüzde tiyatronun rolü gelişen teknolojiyle hiperaktifleşen zihinlerimize, bazen teknolojiyi de yanına katarak performatif olanın büyüsünü yitirtmemek gibi görünüyor bana. Bununla beraber geçmişteki üstlendiği rolleri de devam ettiriyor. Tiyatro sadece eğlence olarak görülüyor… Kime göre? Neye göre? Canlandırdığınız karakterin size en çok benzeyen yönü nedir? Kısmen annesiyle olan ilişkisi. Tiyatronun başka bir alanıyla ilgileniyor musunuz? Belli bir birikiminiz var, oyun yönetmeyi düşünür müsünüz? Yazmak ve yönetmek! Bunlar deneyimlediğim ama çok da kanalından ilerlemediğim alanlar. Oyun yönetmeyi istiyorum. Hatta bununla ilgili gelişmeler var hayatımda… Oynamak istediğiniz özel bir karakter var mı? Mümkünse “Yüzüklerin Efendisi”ndeki çift kişilikli Gollum karakterini oynamak istiyorum. (Gülüyor) Gerçek üstü karakterlerin beni nasıl bir enerjiye taşıyacağını bir oyuncu olarak merak ediyorum. Bir de “Doubt” filmindeki sister Aloysius ve Lady Machbett. Birlikte oynamak istediğiniz oyuncular var mı? Var tabii ki olmaz mı? Burada belirtip evrene yanlış mesajlar göndermek istemiyorum. Parmaklıklar Ardında Kevser’i canlandırdınız. Kevser sizi ne kadar değiştirdi? Bana iki yıl boyunca hapishaneye düşmüş çaresiz bir kadın empatisi yaşattı. Beni daha özgür bir kadın olma yolunda gaza getirdi diyebilirim. Kariyer konusunda Kevser karakteri size ne kattı? Kevser’in ardından yine haksızlığa uğrayan, kocası tarafından aldatılan İpek karakterini oynadım “Al Yazmalım” dizisinde. Eyvah mağduriyete devam dedim. Ama o rolü de sevdim. Dizi setlerinde çok değerli insanlar tanıdım. Hepsinden çok şey öğrendim. Kevser acıklı, çaresiz bir kadındı. Peki Siz Kevser kadar güçsüz bir kadın mısınız? Kevser, seçemediği kaderinin ve çevresinin güçsüzleştirdiği hayata karşı yinede direnen bir kadındı. Ben daha özgür bir çevrede yetiştim. Bunun bana sağladığı avantajla tabii ki de daha güçlü bir kadın oldum. Oyunculukta “Türkan Şoray” kuralların var mı? Mantık çerçevesi! Başarılı olmuş Türk oyunculardan en çok kimi örnek alıyorsun? Hadi kendi cinsimden gideyim! (Gülüyor) Maryl Streep, Cate Blanchett, Zuhal Olcay, Zerrin Tekindor, Kadriye Kenter, Binnur Kaya gibi güzelim kadın oyuncular geliyor aklıma. Örnek almak değil belki ama oynarken oyunculuk dersi veren kadınlar bunlar. Tiyatro dışında neler yapıyorsunuz? Okul yıllarımda vokalistlik yapmışlığım var. Çok keyifli bir işti benim için. Ayrıca sinema yapıyorum ve oyunculuk dersleri veriyorum. Yeni projeler var mı? Evet, var. Yaş-Boy-Kilo: 37-1.72-59 Burcu: Koç Ayakkabı numarası: 38 Göz rengi: Mavi Saç rengi: Kumral Arabası: Mitsubishi Kullandığı parfüm: Violet blonde tom ford Sevdiği renk: Kırmızı Sevdiği yemek: Mantı Sevdiği içki: Beyaz Şarap En sevdiği tatil yeri: Kaş İdeal tipi: Javier Bardem Tuttuğunuz takım: Beşiktaş Ne tür müzik dinlersiniz: Blues, Rock, Nu Jazz, Etnik Yaptığınız en büyük çılgınlık: Kenya’da hipopotamların ve maymunların arasında kamp yapmak Sevdiğiniz için neleri göze alırsınız: Ne kadar sevdiğime ve sevildiğime bağlı Sizi sevenin sizin için neler yapması hoşunuza gider: Güven vermesi. Arada güzel yemekler de yaparsa süper olur. Şu an ruhunun olmak istediği yer: Yollar İzlemekten keyif aldığın TV programları neler: Gündem Özel, Kelime oyunu, Güldür güldür Hayatta en çok kıymet verdiğin insan: Aile bireylerim Hayvan besliyor musunuz: Arada bir karga ve Martı Aşk her şeyi affeder mi: Affetmez Benzetildiğiniz biri var mı: Nichole Kidman Fobilerin: Düşmek Hobilerin: Türbülans fotoğraf çekmek, gezmek tozmak Beğendiğiniz ve Beğenmediğiniz huyunuz: Yeniliklere açığım-Çabuk sıkılırım Sizi en mutlu eden iltifat hangisi: Mmmm bilemedim ki eni yok. Hep iltifat olsun Röportaj: MURAT FIRAT

Haber okunma sayısı: 353



Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÇOK OKUNANLAR

Listelenecek kayıt bulunamadı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL